top of page

A, An, The Konu Anlatımı

Article

Usage in English

Example Sentence

Meaning and Usage in Turkish

Turkish Translation

a

Used before words that begin with a consonant sound and are singular.

I have a book.

Bir nesneden ilk kez bahsederken ve kelime sessiz harfle başlıyorsa kullanılır.

Bir kitabım var.

an

Used before words that begin with a vowel sound and are singular.

She wants an apple.

Bir nesneden ilk kez bahsederken ve kelime sesli harfle başlıyorsa kullanılır.

Bir elma istiyor.

the

Used before specific nouns, both singular and plural, known to the listener.

The car is new.

Dinleyicinin bildiği belirli bir nesneden bahsederken kullanılır. Hem tekil hem de çoğul nesneler için geçerlidir.

Araba yeni.

the

Used before unique objects.

The sun is bright today.

Eşi benzeri olmayan, tek olan nesnelerden bahsederken kullanılır.

Güneş bugün parlak.

the

Used before superlative adjectives.

She is the best student.

En üstün sıfatlarla kullanılır.

O, en iyi öğrenci.

Examples and Sentences with Turkish Translations

  1. A

  • Usage: Used before words that begin with a consonant sound and are singular.

  • Example: I saw a dog in the park.

  • Meaning and Usage: Bir nesneden ilk kez bahsederken ve kelime sessiz harfle başlıyorsa kullanılır.

  • Translation: Parkta bir köpek gördüm.

  1. An

  • Usage: Used before words that begin with a vowel sound and are singular.

  • Example: She ate an orange for breakfast.

  • Meaning and Usage: Bir nesneden ilk kez bahsederken ve kelime sesli harfle başlıyorsa kullanılır.

  • Translation: Kahvaltıda bir portakal yedi.

  1. The

  • Usage: Used before specific nouns, both singular and plural, known to the listener.

  • Example: The teacher gave us homework.

  • Meaning and Usage: Dinleyicinin bildiği belirli bir nesneden bahsederken kullanılır. Hem tekil hem de çoğul nesneler için geçerlidir.

  • Translation: Öğretmen bize ödev verdi.

  • Usage: Used before unique objects.

  • Example: The moon is full tonight.

  • Meaning and Usage: Eşi benzeri olmayan, tek olan nesnelerden bahsederken kullanılır.

  • Translation: Bu gece ay dolunay.

  • Usage: Used before superlative adjectives.

  • Example: He is the tallest in the class.

  • Meaning and Usage: En üstün sıfatlarla kullanılır.

  • Translation: O, sınıftaki en uzun kişidir.


A, An & The

Sentences with "a"

1. I have a cat. - Bir kedim var.

2. She bought a dress. - Bir elbise aldı.

3. He is a doctor. - O bir doktor.

4. We saw a movie. - Bir film izledik.

5. They live in a house. - Bir evde yaşıyorlar.

6. I found a wallet. - Bir cüzdan buldum.

7. She needs a pen. - Bir kaleme ihtiyacı var.

8. He wrote a letter. - Bir mektup yazdı.

9. We took a taxi. - Bir taksiye bindik.

10. They built a school. - Bir okul inşa ettiler.

11. I drew a picture. - Bir resim çizdim.

12. She made a cake. - Bir pasta yaptı.

13. He read a book. - Bir kitap okudu.

14. We planted a tree. - Bir ağaç diktik.

15. They have a car. - Bir arabaları var.

16. I bought a phone. - Bir telefon aldım.

17. She saw a bird. - Bir kuş gördü.

18. He opened a shop. - Bir dükkan açtı.

19. We cooked a meal. - Bir yemek pişirdik.

20. They designed a website. - Bir web sitesi tasarladılar.

Sentences with "an"

21. She has an idea. - Bir fikri var.

22. He ate an apple. - Bir elma yedi.

23. I saw an elephant. - Bir fil gördüm.

24. We need an umbrella. - Bir şemsiyeye ihtiyacımız var.

25. They found an egg. - Bir yumurta buldular.

26. She met an artist. - Bir sanatçıyla tanıştı.

27. He gave me an answer. - Bana bir cevap verdi.

28. I bought an ice cream. - Bir dondurma aldım.

29. We saw an eagle. - Bir kartal gördük.

30. They need an engineer. - Bir mühendise ihtiyaçları var.

31. She wore an orange dress. - Turuncu bir elbise giydi.

32. He wrote an essay. - Bir kompozisyon yazdı.

33. I received an email. - Bir e-posta aldım.

34. We rented an apartment. - Bir daire kiraladık.

35. They opened an account. - Bir hesap açtılar.

36. She drew an owl. - Bir baykuş çizdi.37. He found an error. - Bir hata buldu.

38. I saw an accident. - Bir kaza gördüm.

39. We have an appointment. - Bir randevumuz var.

40. They need an invitation. - Bir davetiyeye ihtiyaçları var.

Sentences with "the"

41. The sun is shining. - Güneş parlıyor.

42. The dog is barking. - Köpek havlıyor.

43. The book is on the table. - Kitap masanın üstünde.

44. The car is red. - Araba kırmızı.

45. The teacher is kind. - Öğretmen kibar.

46. The water is cold. - Su soğuk.

47. The movie was great. - Film harikaydı.

48. The cake is delicious. - Pasta lezzetli.

49. The house is big. - Ev büyük.

50. The phone is ringing. - Telefon çalıyor.

51. The bird is singing. - Kuş şarkı söylüyor.

52. The flowers are blooming. - Çiçekler açıyor.

53. The child is sleeping. - Çocuk uyuyor.

54. The sky is blue. - Gökyüzü mavi.

55. The music is loud. - Müzik yüksek sesli.

56. The food is ready. - Yemek hazır.

57. The road is long. - Yol uzun.

58. The park is beautiful. - Park güzel.

59. The store is open. - Mağaza açık.

60. The river is deep. - Nehir derin.

61. The cat is sleeping. - Kedi uyuyor.

62. The coffee is hot. - Kahve sıcak.

63. The stars are bright. - Yıldızlar parlak.

64. The book is interesting. - Kitap ilginç.

65. The game is fun. - Oyun eğlenceli.

66. The painting is old. - Resim eski.

67. The grass is green. - Çimen yeşil.

68. The bridge is tall. - Köprü yüksek.

69. The weather is nice. - Hava güzel.

70. The shoes are new. - Ayakkabılar yeni.

71. The beach is clean. - Plaj temiz.

72. The forest is dense. - Orman sık.

73. The computer is fast. - Bilgisayar hızlı.

74. The door is open. - Kapı açık.

75. The movie starts soon. - Film yakında başlıyor.

76. The lake is calm. - Göl sakin.

77. The moon is full. - Ay dolunay.78. The library is quiet. - Kütüphane sessiz.

79. The road is narrow. - Yol dar.

80. The shirt is blue. - Gömlek mavi.

81. The window is closed. - Pencere kapalı.

82. The garden is large. - Bahçe büyük.

83. The chair is comfortable. - Sandalye rahat.

84. The train is late. - Tren geç kaldı.

85. The ice is melting. - Buz eriyor.

86. The tree is tall. - Ağaç uzun.

87. The street is busy. - Sokak yoğun.

88. The jacket is warm. - Ceket sıcak tutuyor.

89. The picture is clear. - Resim net.

90. The milk is fresh. - Süt taze.

91. The clock is ticking. - Saat tıklıyor.

92. The river is wide. - Nehir geniş.

93. The light is bright. - Işık parlak.

94. The bell is ringing. - Çan çalıyor.

95. The pasta is cooked. - Makarna pişti.

96. The song is beautiful. - Şarkı güzel.

97. The engine is loud. - Motor gürültülü.

98. The sky is cloudy. - Gökyüzü bulutlu.

99. The mountain is high. - Dağ yüksek.

100.

The book is mine. - Kitap benim.




28 görüntüleme0 yorum

Σχόλια


EnglishVerse360: İngilizce Kursu & 2024 yılı boyu Haftalık Grup İngilizce Konuşma Pratik Dersleri

English Study Guide - İngilizce Çalışma Rehberi | E-Kitap

Her hafta pazar günleri saat 20:00'da yeni video 

bottom of page